15 yıl sonra lise yıllarındaki canım arkadaşımla buluştuk.
İster adına kader diyelim, ister o zamanki şartlar diyelim, çok geçerli sebeplerle görüşemez olmuştuk.
Geçen yıllar bendeki o arkadaşlık hissini unutturmadı. Biliyordum ki cancağızım da öyleydi. Sadece sabretmemiz gerekiyordu.
Zaman her şeyin şerbetidir ya, buluşuverdik.
Önce gözlerimizin içine baktık. Ben fırsat buldukça en derinlerine bakmak istedim, o da öyleydi.
Gözlerime bakıp yılları okumasına izin verdim.
Anlatacak çok hikayelerimiz birikmişti.
Bir de çocuk biriktirmişiz. Dünyalar güzeli zeytin gözlü kızımız ve oğlumuz vardı. Oynadılar. Benim kanım cancağızımın kanıyla elele tutuşmuş gülüşüyordu.
Gözlerimiz hala aynıydı. Biraz daha zengindi, e hak etmişlerdi de... 15 yılı sığdırmışlardı. Mutluydu gözlerimiz. Güzel yaşamlarımıza şahitlik etmiş besbelli.
“Biliyor musun, kayıp parçamı buldum sanki” dedi.
Söyleyin bakalım siz kime sarılıp Melike Demirağ`dan "Arkadaş" şarkısını mırıldandınız?
Arayın onu... Yıllar mı geçmiş? Olsun, deneyin şansınızı…
Gözlerinin derinliklerine bakmak için bile değer...
Haydi, arayın, olur da buluşursanız yazın bana ne hissettiniz.
E hadi, üşenmeyin. Değer, inanın değer!
|