+ Gizem, hesabın dibine vurmuşsun!
- Söyleyecektim, valla söyleyecektim. Bir dinle lütfen önce!
İyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim? Alıştıra alıştıra söyleyecektim esasen.
Hikaye yeşil taşlı minik sallanan küpe sevdasıyla başladı.
Basitti istediğim. Yarı değerli olması bile gerekmezdi.
Hamileliğimden beri siyah elbise, minik yeşil küpe ve kırmızı ruj hayalim vardı.
Oğlumun okulu Brüksel`in en cazip alışveriş merkezine çok yakındı.
Karnım da acıkmıştı.
E hadi bir fast food çılgınlığı yapayım dedim.
Restorana giderken aksesuar mağazasından geçmek zorundaydım.
Vallahi başım öne eğikti. Bir saniye vitrinle göz göze geldim.
Gerisi flu!
Bir de kışlık bir şort istiyordum.
Sonra Tunacan`a Örümcek Adamlı gözlük, Kanada`ki yeğenime pembiş bir bluz.
Orhun`a body, e boyu hızla uzuyor!
E bir de kot. En son beş yıl önce almıştım!!
Derken derken mağazaların birindeki kasada kendime geldim.
Artık çok geçti.
Karnıma ağrı girdi!
Bu benim hamilelik sonrası krizim.
Öyle alışveriş delisi değilimdir yanlış anlamayın.
En son kotumu beş yıl önce aldım yazdım ya, o da Tunacan`ın doğumundan hemen sonra!
Ne zaman ki hamile kalırım, büyüyen vücuduma bakar eski halimi tahayyül ederim.
‘Hele eskiye döneyim, neler giyeceğim neler’ psikolojisi.
- Ama kocacığım senin için de harika şeyler gördüm.
+ Alışverişi sevmeyen bir adama mı söylüyorsun? Hem de hesabında parası yokken?
°°°Burdan sonra yazacaklarıma kızmayın ne olur. Amacım yermek değil asla. Her birey hayata farklı bakar, farklı algılar. Saygım inanın sonsuz.°°°
Tunacan ataerkil tartışmamıza baktı uzun uzun. Kısa süre sonra evimiz eski haline gelince beni çok şaşırtan bir cümle kurdu.
- Neyse anne, harcamazsın artık tamam mı? Keşke üstünde G yazan o kazaklardan alsaydın. Onlar daha ucuz olurdu.
Sorunca anladım ki üç harfli bir markayı kastediyor.
+ Oğlum onlar benimkilerin yanında çok pahalı kaçardı.
- E niye herkeste ondan var? Niye o güzel olmayan kazaklar daha pahalı?
+ Consume, obey, die* oğlum. Hep böyle akıllı kal. Sana bir de çok güzel bir yağmurluk aldım ama babana yarın gösterelim tamam mı?

* Okan Bayülgen’in programının jenerik sözü. ‘Tüket, riayet et, öl’ anlamına gelmekte.
|